Halden kubbelerin altında taştan mabetler var
Sütunlarında eller kollar ve ayaklar, üst köşelerinde başlar
Damla damla akan kan var mahzen kimliklerin rutubetli gülümseyişlerinde
Taştan yürekler var ve zincir vurulmuş ruhların özgür bedenlerinde isyan var
Bir serap, yalancı ressamın ellerinde bir sahraya dönüşüyor
Renkli hayallerden bir tablo, kömür karası kalplerin üzerinde karanlığa vuruyor
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta