Nasıl da doğal,
içten
gözlerinin içi ışıl ışıl
almayı, vermeyi hesaplamayan
yaşayacağı aşka bakan
kan ter içinde kendini kaybedercesinedir
taşra kızının aşkı...
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim




ya burda ince bir çizgiyi belirtmek gerekir arkadaşım..şehirler ile insanlar aynı fakat karakterler değiştiriyor şehirleri..taşra kızları yada şehir kızı ayrımı bence yanlış her yerde hepsinden mevcut.!taşralı kız şehirde değişiyor bazen..taşrada ki kısıtlı yaşam kanatlarını uçurabiliyor..şehir kızı eğer bilinçliyse,kendini çekebiliyor saydıklarından..yoksa ben mi yanlış anladım bilemem..ha taşra kızı içinse bütün bu değişim evrelerine uğramışsa..hepsini aynı teraziye koymak olmaz..ama dizelerin uyumlu,tebrikler..
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta