Vakit eski zaman, yol iz bilmez...
Bir kervan yürür bozkırın bağrında...
Bir ah işitilir, bir dua yükselir göğe...
Ve koca kervan, taş olup kalır sessizce...
Eski bir masaldır, dilden dökülür
Kervan yola düşer, boyun bükülür
Dağlar arasından bir ses duyulur
Taş kesilen can Köşektaş
Yükü ağır kervan, yolu bitmemiş
Mevla’nın katına duası yetmiş
Deveyle köşekler hep yan yana gitmiş
Kayada gizlidir can Köşektaş
Bak hele şu karşıki dikili taşa
Neler gelmiş garip kervanın başa
Tarihin mührüdür, gel bak şu işe
Efsane yurdudur hey can Köşektaş
Karasakal derler, ismi yad olur
Taşa bakanların gönlü şad olur
Bu sessiz kayalar bize yâd olur
Mazinin sesidir can Köşektaş
Yüzlerce yıl geçmiş, rüzgar esiyor
Kayalar zamana hüküm kesiyor
Görenler bu sırra hayran kalıyor
Mücevher gibidir can Köşektaş
Kökü efsaneden, dalı gerçektir
Bu toprak bize kutsal bir çektir
Kayası sarsılmaz, kalbi çiçektir
Sırrını saklayan hey can Köşektaş
Kayıt Tarihi : 29.12.2025 15:01:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!