Hasretin çölünde yandım,ağladım
Duymadın sesimi,bulmadın beni
Çıkmayan fallara umut bağladım
Vefasız dediler falcılar seni...
Ellerin elimi tutmuyor artık
Kaç eylül tükettim ben hasretinle
Kaç yaprak soldurdum şiirlerimle
Ben sana sevdanın nağmeleriyle
Gelirim demiştin,niye gelmedin?
Yağmurlar yağdıkça özledim seni
Masmavi koylarda ruhum şenlenir
Gurupta,mehtapta gönlüm demlenir
Denizde,ırmakta,dağda,bayırda
Sandalda,kayıkta türkün söylenir...
Görenler yok derler,cennetten farkın
Şarkılarla doldukça o dudağın
Teller beni,diller seni kıskanır
Al al olur o gamzeli yanağın
Dallar beni,güller seni kıskanır...
Gözlerime bakarken o gözlerin
Ne zaman onu ansam
Dudağım,dilim titrer
Gözlerim,onu görmek
Kollarım sarmak ister...
Derim ki,gelse şimdi
Sen gideli solgun gönül bahçemde
Anılarım kırık birer dal oldu
Renk arama saçımdaki perçemde
O saçların her bir teli kül oldu...
Hüzün yoktu benim sevda lehçemde
Her yağmurda özleminle ıslandım
Yıllar geçti,kurumadı gözlerim
Sanma aşkın yollarında uslandım
Sen gideli uyumadı gözlerim...
Yıllar yılı baharımda,güzümde
Saklamışsın baharı o yeşil gözlerine
Rastladım bakışında sevdanın izlerine...
Gül gibi kokuyorsun,mutluluk saçıyorsun
Sanki o bakışınla içimi okuyorsun...
Saçlarında her mevsim bahar kokan sevgilim
Bilsen nasıl özledi ellerini,ellerim...
Deme artık ne olur 'beni yanında farzet'
Öyle zor ki yokluğun,yetti cana bu hasret...
Gün gelir de ardımdan
İçin için ağlarsın
Sen benim kıymetimi
Gittiğimde anlarsın...
Kalbindeki aşkımı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!