Hasretin çölünde yandım,ağladım
Duymadın sesimi,bulmadın beni
Çıkmayan fallara umut bağladım
Vefasız dediler falcılar seni...
Ellerin elimi tutmuyor artık
Sen gideli solgun gönül bahçemde
Anılarım kırık birer dal oldu
Renk arama saçımdaki perçemde
O saçların her bir teli kül oldu...
Hüzün yoktu benim sevda lehçemde
Her yağmurda özleminle ıslandım
Yıllar geçti,kurumadı gözlerim
Sanma aşkın yollarında uslandım
Sen gideli uyumadı gözlerim...
Yıllar yılı baharımda,güzümde
Kaç eylül tükettim ben hasretinle
Kaç yaprak soldurdum şiirlerimle
Ben sana sevdanın nağmeleriyle
Gelirim demiştin,niye gelmedin?
Yağmurlar yağdıkça özledim seni
Gönlüne çökmüş hüzün
Gece olmuş gündüzün
Ne yapsam gülmez yüzün
Hüzün nöbetindesin...
Çiçeğin,dalın solmuş
Dökülürken üstüme
Bulutların göz yaşı
Şu yorgun gözlerimde
Elemler çeker başı...
Ağladıkça,ağlarım
Dudağımdan düşmüyor adının üç hecesi
Kapandı sen gideli gönlümün penceresi
Sardı bütün ruhumu ayrılığın çilesi
De ki bana bu gece hasretin son gecesi...
Bu dert,bu gam,bu hüzün,kaderin mi cilvesi
Akıp giden zaman gibi
Tozup uçan duman gibi
Okunmuş bir roman gibi
Tükendiniz hatıralar...
İçemeden kana kana
Gün gelir de ardımdan
İçin için ağlarsın
Sen benim kıymetimi
Gittiğimde anlarsın...
Kalbindeki aşkımı
Gonca yasta,yaprak yasta,dal yasta
Gönül hala ilkbaharı bekliyor
Tanbur hasta,mızrap hasta,tel hasta
Parmaklarım boş tellerde tekliyor...
Mektup yazdım,geç ulaştı o posta




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!