Hasretin çölünde yandım,ağladım
Duymadın sesimi,bulmadın beni
Çıkmayan fallara umut bağladım
Vefasız dediler falcılar seni...
Ellerin elimi tutmuyor artık
Dökülürken üstüme
Bulutların göz yaşı
Şu yorgun gözlerimde
Elemler çeker başı...
Ağladıkça,ağlarım
Kaç eylül tükettim ben hasretinle
Kaç yaprak soldurdum şiirlerimle
Ben sana sevdanın nağmeleriyle
Gelirim demiştin,niye gelmedin?
Yağmurlar yağdıkça özledim seni
Masmavi koylarda ruhum şenlenir
Gurupta,mehtapta gönlüm demlenir
Denizde,ırmakta,dağda,bayırda
Sandalda,kayıkta türkün söylenir...
Görenler yok derler,cennetten farkın
Akıp giden zaman gibi
Tozup uçan duman gibi
Okunmuş bir roman gibi
Tükendiniz hatıralar...
İçemeden kana kana
Gönlüne çökmüş hüzün
Gece olmuş gündüzün
Ne yapsam gülmez yüzün
Hüzün nöbetindesin...
Çiçeğin,dalın solmuş
Gün gelir de ardımdan
İçin için ağlarsın
Sen benim kıymetimi
Gittiğimde anlarsın...
Kalbindeki aşkımı
Gonca yasta,yaprak yasta,dal yasta
Gönül hala ilkbaharı bekliyor
Tanbur hasta,mızrap hasta,tel hasta
Parmaklarım boş tellerde tekliyor...
Mektup yazdım,geç ulaştı o posta
Kaç sonbahar,kaç kışı kattı bilmem ardına
Umudunu bahara sakladı hep gözlerim
Şu tükenen ömrümün varamadan farkına
O baharı boşuna bekledi hep gözlerim...
Ne üzüldü bahtına,ne de küstü şansına
Güneşin battığı ilk satlerde
Akşamın gölgesi düşer gönlüme
Gözlerim gezerken boş hayallerde
Yokluğun çığ gibi çöker üstüme...
Oynaşır sularda o hatıralar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!