Her dudakta bir şarkı,her yürekte bir aşk var
İstanbul'u söyleyen nağmelerde ne şans var...
Erguvanlar,laleler kumrularla bakışır
İstanbul'un şarkısı martılara yakışır...
Her gece düşümde bekleyip seni
Göreyim diyorum, göremiyorum
Her sabah yokluğun vuruyor beni
Öleyim diyorum, ölemiyorum...
Bu nasıl bir hasret, bu ne zor cefa
Her gecenin ortasında
Uykularım bölünüyor
Lakin,ne sen geliyorsun
Ne hayalin görünüyor...
Gözlerime bütün gece
Kapıma son gelişin
O elveda deyişin
Sonra çekip gidişin
Hiç aklımdan çıkmıyor...
O solgun,mahzun yüzün
Sabah akşam,sokak sokak
Dolaşırım köşe,bucak
Unuttuğun şarkımızı
Söylerim hep hıçkırarak...
Sevdan gelir hatırıma
Hiç mi yolun düşmüyor eski hatıralara
Hiç mi dilin gitmiyor sevdiğim şarkılara
Gözümde bin hatıra, kulağım o şarkıda
Ben o eski günlerin ortasındayım hâlâ
Sen benim gönlümde taze bir bahar
Dilimde en eski duam gibisin
Sen sanki gözümde tatlı bir hayal
Ruhumda sıcacık yuvam gibisin...
Yaradan yaratmış her ikimizi
Her gün kara bulutlar
Dolanırken ufkumda
Boynu bükük umutlar
Çağlıyorlar ruhumda
Ben hep böyle kederli
Hoş geldin dünyama güzel bebeğim
Can kattın canıma uğur meleğim
Sanadır Tanrı'dan her bir dileğim
Mutlu ol, mutlu kal, adınla yaşa
Gonca bir çiçeksin gönül dalımda
Yine sensiz, yine sessiz bu gece
Yüreğimde sevda denen bilmece
Yine kaldım bir köşede öylece
Mehtap üzgün, yıldız üzgün, ay üzgün
Hiç bitmiyor gönlümdeki şu hüzün




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!