*Tarih Düşmek 1: 23.Eylül.2010

Erdal Ceyhan
794

ŞİİR


14

TAKİPÇİ

*Tarih Düşmek 1: 23.Eylül.2010

Bundan böyle tarih düşeceğim günlere,aylara
Saatlerin adını alıp adım gibi koyacağım kağıtlara
Oturduğum yere oturdum,diyeceğim; öldüğüm yere öldüm.
Artık daha da neler.Olur mu canım,fasulyeli pideler..

Şu an Erdek’te Kurbağalı’da oturmuşum
Oturmuş da bir şiir tutturmuşum
Balkonumda sabah, Eylül’ün bir hazan günü
Saat 7.30 civarı, hanım daha uyanmadı
Ben balkonda komşunun dişisi Gatti ile
Sohbet ediyoruz,yani kedice anlatıyoruz
O kuşlardan sözediyor,gelmiyorlar,diyor
Ben onlar senden enayi mi,diyorum
İşte bazen kedice, bazen insanca anlaşıyoruz
Sözüm ona, Gatti dişi, ama ameliyatlı..

Balkonumda oturmuşum,köpeklerini gezdiren
Yaşlı başlı,aklı başında olan,yada olmayan
Piri fanileri gözlüyorum.Kim kimi gezdiriyor
Köpekler mi insanları, insanlar mı köpekleri
Pek belli değil. Fakat belli ki birileri birilerini
Gezdiriyor,sokak aralarında,deniz boylarında
Arada durup siğiyorlar ağaçların diplerine
İnsanlar seyrediyorlar. Ama ne manzara!

Balkonumdaki çiçekler:Begonyalar,sardunyalar
Japon gülleri,küpe çiçekleri vs, vs.
Neler neler..Gelen geçene el ediyorlar
Gelen geçen de onları seyrediyor
Bir şenlik ki sormayın. Bir şehrayin
Gece de sürüyor.Her birisi,fıstık ezmesi…

Yol Kurbağılı’dan,Kemal Balıkesir Caddesi boyunca
Erdek’in ortasına kadar gidiyor
Tam bu sırada ıhlamurum hanım tarafından servis ediliyor
İşte böyle, sabah akşam öksürürsen,çay mı içeceksin
Yoksa ıhlamur mu,sen karar veremiyorsun
Bir caddenin derinliklerinde eriyip gidiyorsun.

Erdal Ceyhan
Kayıt Tarihi : 5.10.2010 02:51:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Melaike Hüseyin
    Melaike Hüseyin

    Değerli Hocam, bu şiirde acımasız bir gözlem ve eleştiri var. Hayatın içinde kime manasız ve monoton tembellik, kime insan manzarası gibi gelen sahneler. Zamanını öldürmek için kendine düşünmeyi, akıl yürütmeyi yasaklayanlar, düşünme irdeleme yetisini kaldıramayıp, organik varoluşu seçenler. Diğer tarfta doğası itibariyle düşünemeyen, sadece güzelliği ile var olan çiçekler. İnsanın çevresindeki doğaya ellerindeki imkanları yayması, bazen iyi bazen kötü, kedinin ameliyatı örneğinde olduğu gibi. Bazen tembellik mi yoksa düşüncesizlikten mi yanımızdaki hayvana çevremizdeki insanlara verilebilecek değerden daha çok değer biçilmesi ve verilmesi. Çok düşündürücü, çok çarpıcı. Selamlarımla.

    Cevap Yaz
  • Nil Alaz
    Nil Alaz

    ' Şehr âyin...

    zaman zaman ruhumuz...
    zaman zaman aklımız...
    vesselâm...

    'şehir' ve 'âyin' kelimelerinden müteşekkil olup
    'şehir eğlenceleri, şehir kutlamaları/süslemeleri' anlamlarına gelir'

    Sayın DAİM bu tür yazılan şiirlerinizi çok seviyorumm...Tekrar tekrar okuyacağım ....Saygılarımla ...

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (2)

Erdal Ceyhan