Aradım seni gökte, ses yok, iz yok
Dua var, umut var, cevap yok
Eğer varsın neden bu kadar uzak?
Eğer adilsen bu dünya neden tuzak?
Akıl verdin diyorsam, sormam suç mu?
Şüphe günahsa, gerçek neyin borcu?
Belki yoksun, belki sustun sadece
Ama ben inanmam korkuyla, zincirle, heceyle.
Eğer Tanrı cevapsa,
neden sorular hâlâ ayakta?
Eğer inanç buysa,
akıl neden yalnız kalmakta?
Yazdıysan kaderi, suç neden bana?
Sustuysan göklerde, dua neden sana?
İrade bir oyunsa, adalet yalan
Ben boyun eğmem artık: ya konuş, ya da yalan.
Kader diyorsan, zinciri kim taktı bana?
Suskun bir kudretse, tapınmak ne yana?
Eğer her şey yazılıysa baştan sona,
Günah benim değil — suç, yazan kalemde o zaman.
Tesadüfen doğdum, zorunlu yaşıyorum,
Yazgı dedikleri buysa, neyi seçiyorum?
Başımda kader, omzumda hesap,
Benim olmayan bir oyunda
neden ben yanıyorum, neden ben sorumluyum, cevap?
Kayıt Tarihi : 4.2.2026 00:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiirin hikâyesi, kendini bir anda var olmuş bulan bir bilincin isyanıdır. Konuşan kişi, doğmayı seçmediğini fark etmiş biridir: Ne zamanı seçmiştir, ne bedeni, ne ailesi, ne de koşulları. “Tesadüfen doğdum” derken, varoluşun nedensizliğine çarpar. “Zorunlu yaşıyorum” dediğinde ise, yaşamın bir tercih değil, ertelenemeyen bir mecburiyet olduğunu söyler. Şiirde kader, kutsal bir düzen değil; insanın anlam veremediği her şeye yapıştırılmış bir etikettir. İsyan Tanrı’ya değil sadece — sessizliğe, hesap sormayan düzene, ve “sen seçtin” denilerek yüklenen sorumluluğadır. Asıl soru şudur: Eğer oyun başlamadan önce kimseye sorulmadıysa, oyunun sonucundan kim sorumludur? Bu şiir bir inkâr değildir; hesap sorulamayan bir mutlaklığa karşı, aklın ayağa kalkmasıdır.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!