Gitme gönül sevdalanma, ağlatacak demedim mi?
Kapılırsan derde gama, inletecek demedim mi?
Yar ne bilsin kıymetini, büker beden direğini,
Nasıl olsa yüreğini, dağlayacak demedim mi?
Rengârenk açılmış goncasın, gülsün
Ak ışık huzmesi, nakışsın, tülsün
Masmavi gökyüzü, nehirsin, gölsün
Fırtına, tufanla, selle işin ne?
Bir sevda bestesi, kemansın, yaysın
Adım dünya, namı diğer fani dünya
Figanı bol, intizarı gani dünya
Kısa yoldan nasıl desem; yani dünya
Hayat sundum, neticede ele döndüm
Çayır çimen yaylak idim yol ettiler
Koyun kendisini güden çobanın
Ne çomağın görür ne de taşını
Vurup kanattığı habis çıbanın
Ne ucunu görür ne de başını
Acep ne düşünür ne var içinde
Güller açtığında zara düş olan,
İçip aşk şarabın hara düş olan,
Nedir gerçek iken hayal düş olan?
Susma ne bu halin söyle ey bülbül.
Garip bülbül küskünlüğün güle mi?
Eller güler efkârıma ah-ı ma
İçten içe yakar geçer dert beni
Cefa eder sultanıma şahıma
Baçtan baça duçar eder dert beni
Arz-ı alem dile gelse konuşsa
Madem ki hepimiz insanız canız
Kardeşlik andını içmemiz gerek
Hepimiz Mevlana Pir Sultan’larız
Kardeşlik andını içmemiz gerek
Kimimiz sarışın kimimiz esmer
Hüzünlü şarkılarda duygular ses olurken
Ölüm ile ayrılık birlikte anlatılır
Beste değişse bile güftesi okunurken
Ölüm ile ayrılık birlikte anlatılır
Sevda serden çıkar mı yıllar geçse aradan
Hedefler...
İrili ufaklı hedefler.
Kimi için saygınlık,
Kimi için kısa yoldan şan şöhret,
Yat, kat, para puldur
Hasretin ateş harından
Gözlerime su yürüdü
Yüreğin gam pınarından
Gözlerime su yürüdü
Yol alırken adım adım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!