Kimse çiçekleri düşünmüyor bu kentte, Nağralarım çarpıyor gök kubbeye ve yayılıyor âleme sesim. Yalnızlık senfonisi hazır; Çiçekler ölü... Toprak neyi kabul eder üstüne?
İlahi bir sancı dolanıyor tenimde, Rabbin nefesi damarlarımdan taşıyor. Ey kapılarını çaldığım şehir; Gör ve anla beni! Her yanım yarım, Her yanım yangın...
Avluya bırakılmış bir hüzün kaldı üstümde, Hayır, yüzüne lafım yok bu şiirde. Saçlarımda geziniyor bir el, Ölüm bizi kucaklıyor.
Selam veriyor diyarımın yolcuları, Ormanlar çiçeklere soruyor: "Bu kulları hangi dala asmalı?" Ve anılmalı hasrete çivi çakan her ömür, Güçlü ağıtlar yakılmalı Evlatsız annelerden kalan...
Karanlık bu gece tek dostumuz olmalı, Melametten kalan hırka omuzlarıma dolanmalı. Ki ben girdim insanın içine, gördüm ki; Rabb kendini unutmamış bizde.
Kimse düşlemiyor çiçek bahçelerini, Çalınıp çırpılmanın peşinde herkes... Evet, Hakk'adır yolum, O dikti bunu bendime.
Hangi çiçek üşümüşse bir can yakıldığında, Kim kanmışsa sade yalana; Feryat etsin, meşk etsin Aşk uğruna...
Bırak kalsın mey elimde, Nasılsa yasak kalacak cennet denen bahçe. Bir huriye yanmasam bile, Aşk ile içerim şiir şarabını; Kimse bilmez bahçemin talan kaldığını.
Mert Ali BedelKayıt Tarihi : 11.1.2026 18:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!