Onu anlat dediler, o nasıl şey,
Şu uzaklarda ki gurbet kuşunu,
Gurbetlerde kalırmısın sen olsan,
Bu nasıl söz kardeşim?
Anlat dediler onu, onu sevene,
Mavi gözlerinde yunarım, duymadınız mı?
Deryalarca onun sevgi dolu gönlü,
Sahillerindeki kumsalında sevişirim.
Sözcüklerle anlatılmaz böylesi sevdalar,
Dudaklardan dökülür ezgilerde,
Fışkıran yeryüzünden dağlarcadır,
Yansır dizelerde.
Gel de anlat dediler, bu nasıl sevda?
Gel de anlat sen yüreğin varsa,
O bir gurbet kuşu, gurbetlerinde,
Özlem yüklü canlar dolu, sılalarsa.
Kumral saçlarında aklar belirmiş,
Mihnet ipliğinden yumakça,
Kozalarından utanmış ipek böceği,
Sırma saçlardan, hakça.
Boy, pos anlatılamaz fiziği,
Ağzı açık bakakalır mankenler,
Yürüyüşü alır götürür seni,
Yerleri süpürürce etekler, yenler.
Kiraz bahçelerinden bir salkım
Dudakları, iç, iç kanamazsın,
Bir kadeh şarap, yaşlanmış yüreğimde,
Sevgilinin işvesine doyamazsın.
Yanaklarında gülümser bir ikiz gamze,
Takılır gözlerin de alamazsın,
Yoksa bir sevda yaşamında,
Anlatsam da anlayamazsın.
08.Haziran.2008 21.35
Ahmet İdrisoğluKayıt Tarihi : 8.6.2008 22:08:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!