Nurani bir dedenin vardı küçük ailesi bir oğlu bir gelini bir de körpe nevesi.
Sönmüştü gözlerinin tamam nuru işığı
Elinde hiç tuta da bilmiyordu kaşığı.
Yaşıyordu ömrünün az kalan hissesini
Yaşlılık bir bak nice sıkmıştı cüssesini
Bir zamanlar feleye baç vermeyen bu insan
Şimdi felek çalnal oynuyordu çok asan.
Kara gözlüm bu ayrılık yetişir,
İki gözüm pınar oldu gel gayrı.
Elim değse akan sular tutuşur
İçim dışım yanar oldu gel gayrı.
Ayların sırtında yıllar taşındı,
Devamını Oku
İki gözüm pınar oldu gel gayrı.
Elim değse akan sular tutuşur
İçim dışım yanar oldu gel gayrı.
Ayların sırtında yıllar taşındı,



