Saat gece on,iki,nin yarısı.
Kanımızı emdi tahta kurusu.
Yatamıyor levazımın ordusu.
Ölsem gene gelmem tahta kurusu
Nasıl çıktın iki katlı ranzaya.
Yuva yapmış cebimdeki paraya.
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
Devamını Oku
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları




ezerim ezerim gitmez kurusu
çavuş,onbaşıdan yoktur korkusu,
gece gündüz gezer yoktur uykusu.
nöbetçi mi oldun tahta kurusu?
yatağa geç gelsem darılırsın,
dokunmaya gelmez kırılırsın,
nazlım gibi bana sarılırsın,
sevgilim mi oldun tahta kurusu.?
askerlik anım istanbul kağıt hanede 1987 de acemi birkliğinde yazdım tahta kurusuyla ilk tanışmamız
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta