Kardeşim, aslında ömür uzun değil çok kısa
İsterseniz sizinle girerim, her türlü bahis’se
Ey Kul! Sana verilen ömür, uzun geldi sanma
Yaşadığın hayattan, sakın bıkıp da usanma
Tüm İnsanlar ömrünü hesap etmeli
Kar gibi eriyip gidiyor, ömür dediğin
Çok yürüyeninde, bu yollarda kalanında
Buz eriyip gidiyordur, ömür dediğin
Ne kadar yaşasan ne kadar gülsen
La İlahe illallah demekle iman bitmez
Namaz kılmakla ömür eksilmez
Oruç tutmakla sağlık bozulmaz
Zekât vermekle mal eksilmez
Hacca gitmeyince borç bitmez
Selam vermekle rahmet eksilmez
On beş Temmuz, basit bir olay değil?.
On beş Temmuz; Türklüğün şahlanışı!!!...
Küllenmiş ateşin, harlanmasıdır?
On beş Temmuz, yeni bir başlangıç
Yeni bir ümittir, aslında!..
On beş Temmuz; Malazgirt’in sesidir?
O gün; Kahraman Millet, kurtardı şerefi arı
O gün; Yıktılar, kahpece sarılan hain duvarı
O gün; Koptu Babası, Evladı, Torunu, Yarı
Onbeştemmuzda; Gardaş neler oldu neler?
Bir anormallik vardı, on beş gün boyunca
O vurulup düşünce, koştum; Ben ağladım
Anam deyince ben sarıldım; Ben ağladım
Şahadet getirince duan edip; Ben ağladım
Yani herkesten önce; Ben ağladım! ..
Onu Ne Annesi gördü, Nede Babası
Ondört Mayıs 1950 genel seçimlerin 70. Yıl dönümü
Demokrasi ve Rahatlığın yıl dönümü
Tek Partiden kurtulmanın yıl dönümü
Açık oy gizli tasniften kurtulmanın yıl dönümü
Herkesin artık seçime katılabilinir, yıl dönümü
Yani Halkın kendisini yönetme yıl dönümü
Bütün kuşlar bölüşüyor bir Dalı
İki kardeş bölüşemiyor bir Malı
Aslında kuşlar için kıymetlidir bir Çalı
Onlara bakınca sanki insanlar Deli
Bir sosyal deney gibi
Düşündüm hayatın sonunu
Gittikçe düşürdüm tonunu
Biraz incitiyor insanın canını
Her şeyden el ayak çekip
Yere veriyorsun yanını
Sözlerde, imadan, işaretten eser kalmadı
Kime ne işaretler ettimse, yine de olmadı!
Eskiden, edepli, edepsiz, kelimeler vardı
Şimdi ise, hiç bir, harekesi, üstünü, kalmadı
Geçmişte edep bir sanaattı, sanaatta bir edep




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!