Ah! Ah! Ne Güzel Şeymiş Deniz!
Kâh gezeriz, kâh oynarız, kâ yüzeriz
Denizin seyri muhteşemdir, doyumsuz
Deniz de çok özel, adeta keyf ederiz!
Söylediğim Dalmaçya Adryatik Denizi
Kim yedirdi kim içirdi
Bu süreyi nasıl geçirdi
Kendine gayet emindi,
Depremde gülen Çocuk
Gecikince aman vermezdin
Erkek Çocuğu; Baba der
Kız Çocuğu; Babacığım der
Erkek Çocuğu; Baba malı yer
Kız Çocuğu; Koca malı yer
Erkek Çocuğu ver de ver der
Kız Çocuğu azıcık dur der
Çok yadıma düştün, Dede Ocağı!..
Çırpınıp duruyorum; Özlem içinde
Belki bir dahi göremem; Köyüm seni
Ah Çok Yadıma Düştün; Dede Ocağı!..
Aklımdan çıkmaz; Atı, Koyunu, İneği
Bana derler, niçin öfkelisin?
Bende derim, dedim var derdim!
İşte ben böyle, bir mert'im
Derdim var, evet derdim var?
Derdim çok, bazen dünyalık
Darboğaz Köyünde kimler vardı!..
O zamanlar ağalık pek çok zordu
Her gelen göçler bu köyde durdu
Darboğaz Köyünde, Kimler Vardı!..
Zellicede, Zöhrepli Hasan Ağa
Derler ki, dört yüz milyar çekirge
Hindistan'dan; Çine gidiyormuş
Yaklaşık altmış günde, varacaklar
Bu Çekirgelerin bir gülük yiyeceği
Gıda maddesi, otuz beş bin kişiye eşit
Bu hesaba göre kısa bir sürede
Ben Günlerce muayene oldum
Bir gün olsun Türkay dayım gelmedi
Sıkıntı dan cilttim çiçekler döktü
Birgün olsun Türkay dayım gelmedi
Dediler ki sırtında bir kitle var
Dedebey Koca; Bir gün köy ortasında yürürken
Kâmil Cengiz Dedeyle karşılaşmış
Kâmil Cengiz Dede demiş; Dedebey Koca’ya
Seni çok severim oğul bunu bilesin
Dedebey de sağ ol; Kâmil amca Allah razı olsun
Kâmil Dede sürdürmüş lafını
Ey İstanbul, Ey Sultanlar Şehri; “Ey Altın Lâle”
Bunu hakkıyla iyi bil ki; Haç diş biliyor “Hilale”
Ey; Fatih Sultan Mehmed Hazretlerinin yurdu! .
O Yüce Atam fethedince, senin için ne buyurdu?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!