Edeptir hakikat,
Var kendini avut az.
Öğren edep, vakit az,
Edepsiz adam, tuzsuz aş.
Öğren edep, vakit az,
Günlerimden yine sen,
Aşkın sürmekte bende,
Ölsem bile sen yine,
Çünkü, güz sende diye.
Sürmeli o gözlerin,
Bitti artık, farkındayım fazlasıyla.
Ölü bir bakış; ki layıkı buysa,
Bitmeyen duygularımsa, hafızamsa,
Olunca beni ayıran şeytanlarınsa...
Gönül bu her şeye tâbi,
Etme, eyleme böyle hüküm,
Mülkiyet mi ehl-i hüküm?
Al, o da senin olsun,
Sensizlik bana zulüm.
Dert mi sana, baki?
Dem vurdum, matem oldum.
Soldu gül, yonca oldum.
Terk-i diyar edipte,
Bu ömrü ben oldurdum .
Alevden çevrili ki,
Gözlerin, çok güzeldi Maria
Alırdı beni benden,
İltifat neydi ki o güzelliğe?
Ben şiirler yazardım Maria.
Saçların, gözlerin, her şeyin
Ölüm, ölüm bilinir.
Sanki, dün gibidir.
Kurulan hayaller,
Yaşantımın dibidir.
N'olur gitme al bi saz,
Karalar yakın bana,
Yalnızlıktan, ayrılığa.
Doğarken ağlamışım ben,
Bu sefil yoksulluğa.
Namert derim, düşünme,
Yokluk mu seni korkutan,
Ben varım, neye yarar?
Hüznüm kaplar semayı,
Sen yoksun, neye yarar?
Ağlarım saatlerce,
Ah, sana söylemeliydim Maria, dün.
Hani hatırlıyor musun, berbattı gün.
Bitmiştim, yıkmıştın; lanet bir sürgün.
Vay be, her aşk gibi sen de öldün.
Adını bile anmak istemedim, kaçtım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!