YÜCE DAĞLAR
Mor sümbülü, açmış nevruzu kokar
Seni gezmenin de, zamanı dağlar
Çoban kaval çalar yürekler yakar
Kar yağdı başına, savurdun dağlar.
Nesilden nesile geçer türkümüz
Dede Korkut, Âşık Veysel de bizim
Kızılelma bizim asıl ülkümüz
Karacaoğlan, Pir Sultan da bizim.
Hâk narında yanıp külünde doğan
Derviş kimdir dedim? Yunus dediler
Anadolu gezip sevgiyle yağan
Derviş kimdir dedim? Yunus dediler.
Zerrece bulunmaz kalbinde hile
Sevgisiz gönülde sevgi arama
Gelin sevgi ile Yunus olalım
Kötü bir kul isen değme yarama
Zalim nefsi yenip Yunus olalım.
Hak yoluna çıkıp eren bulalım
Söylediği bunca yalan dolanı
Duyar duymaz eğil güzüne tükür
Devletin malıyla zengin olanı
Görür görmez eğil yüzüne tükür.
Elin namusuna da göz koyanı
Seni sana sorsam ne dersin bana
Seher yeli eser geçer diyorlar
Beni sana sorsam ne dersin suna
Seher yeli yakar geçer diyorlar.
Zahiri.
Çok uzak ülkeden bir selam geldi
Aldım selamını başım üstüne
Seher ile gelen tatlı bir yeldi
Dostların selamı başım üstüne. Zahiri
Kadir kıymet bilen gönül eridir
Zaman gelip geçer unutma derim
Gönülden geçeni yapalım artık
Fırsatı düşerse bana, Allah kerim
Ayağa kalkmaz mı? Türk olan artık.
Ne beklersin bayrak elden gidiyor...
Uçun kuşlar uçun, doğduğum köye
Ters lalenin açma zamanı şimdi
Hasret kaldık köyde olan her şeye
Afşin’de yemliğin zamanı şimdi.
Sümbülü, nevruzu açmış kokuyor
Pınarın başında bekledim durdum
Görmedim Zühre’mi yanarım can can
Geleceksin diye hayaller kurdum
Bu gönlümü sana vermiştim can can.
Kör oldu gözlerim görsen sevdiğim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!