Taha Faruk Dal 1996 yılında İstanbul'da doğdu. Liseyi İstanbul'da okudu. 2018 yılında "Yıllanmış Kelepçe" adlı ilk şiir kitabı yayımlandı. 2019 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü'nü tamamladı. İstanbul'da ikamet etmektedir.
muamma bir zindanda külfet fırçaları
fakir mağaranın yüz lokma bardakları
oysa bu adam gani denizde karabataktı
hayır anne hayır ben hala aynıyım
pamuk ipliğine bağlı karanlıkta
besbelli silik lambaları savurdu yazgı yeli
el feneri ay kalbinin aydınlığı
gezindi kör el yordamıyla / kırmadan vazoları
bakır cezvemizin vidaları gevşemiş alevden / melek kafesinde
kurudukça tazelenen gül yaprağım,
ruhum kül bahçesinde, hala ölmedim.
oluk oluk akan hasret gözyaşlarım,
yaştan bembeyaz oldu kara gömleğim.
şımarık yıldızların yitik köşelerinde
sevincimin kirpikleri olsa ıslanırdı
fıskiye havuzunun lotus çiçeğinde
bu gölgede yıllar boyu ıslanırdım
gecenin siyah mürekkebi billur denizine bulaştı
gönül baharı aşk yağmuru duasında
eller ne yapsın
nezaketin alfabemde
paçamıza karga çamuru sıçramış çok mu
mayın tarlasında
her gün ölen bir kelebektim ya ben
sansar kesiklerine aldırmayan
şehrimi sevmediğini söyledin
tanımadan etmeden
simitsiz ayransız
ve çay
zeytin çekirdeğime bir mum bağladım;
kızgın ruhum nirvana nezaretinde.
nefis, yaklaşıyor bana adım adım,
irice bir kobra var ziyaretimde.
nehri tüm kızıllığıyla öpen azgın güneş hangi denize namzet
sessiz sedasız nereye böyle ey nehir, beni de bekle
mani olamadım!
doğan güneşe selam veren şafak süngüsüne
ölüm sessizliğidir yazın kumarı
üzüntü mabedinde / sevincimin teskin dikeni
sızlayan parmaklarımda tırpan kesikleri
vahim gemiler bir bir batıyor opera hengamında
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!