Canlı iken algısızlık
öldüğünde tabulaşmış törensellik bizi yaşamaktan alıkoyan..!
taşakları burulmuş öküzler lokomotif olunca
haliyle geç kalınıyor geleceğe kağnıyla gitmek.
Kim;
aşk hakkında ne diyebilir ki
O sessiz ve derinden yeşermeye ve anlaşılmaya özenç gösteremeyen garibim tohum
kırık fay hattı falan da değil hani.
yok yok çok değil
sadece bir gariplih var tuhaf havalarda
belkide talihsizlik dedikleri bu olsa gerek.!
Ulvi yayınların tercümesi değil
ama
çok saçma bu rastlantısallıktan kutsiyet çıkarmak
Zaman türkçe.arapça karşılığı Vakit.
Seninde kızdığın noktada
ucuz niteliğe etki etmeyen
niceliklerden hikmet arayanların kafasına talih kuşu konsun
demekten başka,
ne diyebilirler ki..?
Elbette
hakkının hukukunda kendin olmanın özlüğü
özgürlüğüdür sevgi..
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta