Tabi bu bazılarımızın gece dışarılara akışlarına, oraları buraları yıkışlarına pek benzemez. Malumatınız kahramanlarımız hala öz baba (ki ilerde devlet baba veya patronun ikinci adı olan haaaakıp baba olacak) ekonomisiyle geçinmektedirler. Ülkemizin acı bir gerçeği olan dal sigara satışını elli kuruşla sağlayabilen bu dörtlü, dolayısıyla gece aktivitesi olarak sadece mal mal yürüyebilirler. Ama park sorunları yoktur. Çünkü her kaldırıma oturabilirler. Bi daha ama ama, kahramanlarımız tüm bu avantajlara rağmen oturmayı tercih etmezler. Ve Mustafanın deyimiyle yola giderler. Yol aslında hiç gidemeden her seferinde hep kendi etrafında dönsede…
Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Devamını Oku
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..



