Suyu Berrak Akar
Sessiz akşamın soluk ışığında
Göğün mavisi toprağın kokusu
Gölgenin yuttuğu karanlıkta
Yamaçlara yaslanır Akçakışla
Rüzgâr orman içinden ağır ağır gezer
Her yaprak bir sır fısıldar geçeye
Dağ sandığın dost bildiğin seni ezer
Unutmaz yürek birikmiş acılar gizler
Bir derenin sesinde duyulur köyün aşı
Suyu çakıl taşlarına türküler söyletir
Her kıvrımında bir sevda çatık aşı
Her gurbetçi saklar gözünde ki yaşı
Güneş batarken göğe kızıl bir mendil bırakır
Gecenin ilk yıldızı düşer çamların ucuna
Ve ben bilirim ki o yıldızın altında
Bekler yaşlanmamış çocukluğum
Tırnakları toprağa bulanmış yüzünde özgürlük
Adın bile insanın ruhunda yankı bulur
Bir görüş bin hatıra olur
Ve bir soğuk su serinliği varsa
Dönüşleri sevinçtir gidişleri ağır
Çünkü kalanın kalbi ormanda
Gidenin yolu hep başın yaylada
Ne zaman bir kuş süzülse gök yüzünde
Bilirim ki kanadında köyün resmi var
Ne zaman rüzgâr dokunsa yüzüme
Bilirim ki içime hâlâ senin adın akar
Ey akçakışla sessizliğin türküsü sen
Toprağın duası ormanın gümbürtüsü
Ataların öz yurt kıldığı
En eski cümlesi
Salim Erben
Salim ErbenKayıt Tarihi : 23.12.2025 18:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!