Deniz küsmüş bugün rengine,
Mavi değil, griye çalıyor.
Martılar terk etmiş iskeleyi,
Bir ben kalmışım,
Bir de senden kalan gölge.
Eski bir sandal bağlı kıyıda,
İpi çürümüş, boyası dökülmüş.
Sanki ikimiz gibiyiz,
Zaman gelmiş,
Bizi de kıyıya vurmuş.
Ne yelken açabildik rüzgâra,
Ne demir atabildik kalmaya.
Sadece sustuk.
Konuşmadan anlaştık sanırdık,
Meğer sessizlik de
Yanlış anlaşılırmış bazen.
Kumların üzerine yazdım adını,
Titreyen bir harfle,
Acelem yokmuş gibi.
Bir dalga geldi,
Hiç duraksamadan sildi.
Anladım…
Hatıralar da böyleymiş,
Suya yazılan mektuplar gibi.
Bir şey tutmak istiyorsun bazen,
Ama elin ıslanıyor sadece.
Geriye ne kalıyor?
Islak bir avuç,
Ve tuz kokan bir eksiklik.
Şimdi elimde bir deniz kabuğu,
Kulağıma dayıyorum.
Bir uğultu…
Bu ses sen misin?
Yoksa içimde büyüyen
Kendi yalnızlığım mı?
Söyle,
Biz nerede kaybettik yönümüzü?
Aynı kıyıda durup
Farklı ufuklara bakarken mi?
Ne yelken açabildik,
Ne demir atabildik.
Deniz hep aramızdaydı,
Ama ikimiz de yüzmeyi
Unutmuştuk.
Şimdi rüzgâr esiyor,
Dalga dalgayı siliyor.
Ben susuyorum.
Sen çoktan gitmişsin.
Deniz bile bitiyor bazen,
Ama suya yazılan mektuplar
Hep akılda kalıyor.
Kayıt Tarihi : 13.1.2026 22:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!