Ne hikmetti ki adaşım,
Derelerin afakı taş toprakla dolu,
Kağnı geçmez vilayette,
Şafak sökerken ağlaya ağlaya,
Zeval vakti günleri araya araya,
Gün batarken batıya aval aval,
Batarken, ne diye vardın sanki?
Bir daha düşmeyecektin o yollara,
Yollar ya perişan,
Her şafak ahali sana çürük kağnı sesleriyle,
Ağasının bitmek bilmeyen sitemiyle,
Lanet okuyacaklar bilgin dahi demeden.
Ne uğruna çıkarsan amansız yola,
Sana vermezler kuru ekmek dahi tek parça.
Al sırtına bohçayı alacakaranlıkta,
Kimse bakmayacak ne mesleğine ne diplomana,
Haydi yoluna adaşım, haydi yoluna...
Kayıt Tarihi : 30.4.2025 21:47:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Geçenlerde bir durumdan ötürü kan tahliline gitmiştim. 2 saat boyunca bu işlem devam etti. Ben de o sırada Sabahattin Ali'nin -yanlış hatırlamıyorsam- Sırça Köşk kitabını okuyordum. Bunun üzerine elime bir kağıt bir de tükenmez kalem alıp bu dizeleri, o öykülerden etkilenerek yazdım.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!