Sustuğumda bazen uzak bir şehrimin sesiz yeşil naif bir köyünde, köklerini temiz hayat kaynağı derede dinlendiren bir köknar ağacı yaprağını hediye eder su katılmamış suya ve alır onu başımın üstünde yerleştiririm bir düzene…. Sustuğumda bazen iyilik dolu bir ülkemin hiç çocuk ölmeyen öldürülmeyen bir metropolunde ağız dolusu ‘kurban olduğum’ bebek gülüşünü alır yerleştiririm parmaklarımın ucuna…bazen sustuğumda mutlulukta kaybolmuş evrenin bir köşesinde derin çok derinden gelen umut cümlelerini alırda gözlerimde kurar yansıtırım ay gezmelerinde ….ve tutar suskunluk bırakmaz ağırlığını ‘ değiştiremeyeceğini kabulleneceksin’ sızısında…….
Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.
Devamını Oku
Bir dakika araba yerinde durakladı.
Neden sonra sarsıldı altımda demir yaylar,
Gözlerimin önünden geçti kervansaraylar...
Gidiyordum, gurbeti gönlümle duya duya,
Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya.




Kutluyorum.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta