Sustuğumda bazen uzak bir şehrimin sesiz yeşil naif bir köyünde, köklerini temiz hayat kaynağı derede dinlendiren bir köknar ağacı yaprağını hediye eder su katılmamış suya ve alır onu başımın üstünde yerleştiririm bir düzene…. Sustuğumda bazen iyilik dolu bir ülkemin hiç çocuk ölmeyen öldürülmeyen bir metropolunde ağız dolusu ‘kurban olduğum’ bebek gülüşünü alır yerleştiririm parmaklarımın ucuna…bazen sustuğumda mutlulukta kaybolmuş evrenin bir köşesinde derin çok derinden gelen umut cümlelerini alırda gözlerimde kurar yansıtırım ay gezmelerinde ….ve tutar suskunluk bırakmaz ağırlığını ‘ değiştiremeyeceğini kabulleneceksin’ sızısında…….
Çiçekli badem ağaçlarını unut.
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın
Devamını Oku
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın




Kutluyorum.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta