Yıllar oldu yollarda deniz feneri
Almanya’da bıraktı çulu semeri,
Türkiye’ye gelince yedi döneri
Dut yemiş bülbül oldu susar konuşmaz.
Ergenekon sanığı deyip aldılar
Sorgu sual olmadan gece kaldılar
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




hemşerim kaleminiz güçlü olduğu gibi öngörünüzde güçlü şiir ustaca yazılmış ama bence keşke böyle sizinde düşündüğünüz gibi siyasi konulara girilmese
hele şu an yargı sürecindeki konuları ele almanız
suçu ispatlamamış bir kişi suçsuzdur prensibine aykırılık taşıdığı için topyekün insanları suçlamak bence doğru bir yaklaşım değil
ama bu sizin düşünceniz bazı fikirlerinize katılmasamda saygı duyarım
zaten toplum olarak ya ak yada kara fikirleri savunur olduk başka renkler yokmuş gibi, her düşüncenin yanlışı doğrusu var umarım bu çerçevede bize yakışacak şekide olayları şiirlerimize yansıtırız.
yani Nazım hikmeti okuyan biri Necip fazılıda aynı anda okuyabilmeli.
buda benim düşüncem.hayatda yaşadığımız bütün olaylarda aslında doğru birdir iki tane doğru olmaz suçu yargı tarafından ispatlanmış birini söyleyin beraber tepkimizi koyalım
içinde ne olduğu belli olmayan kırmızı dosya beni tahrik etmiyor.
bence sağda veya solda bu ülkeye hzmet etmiş çok sayıda saygı değer siyasetçiler var.
eleştri getirmek kolaydır bence iyi insanları ayırmak hayata birazda pozitip bakmak gerekir
internete yatak odası indiyse o halde artık biz internet kullanmamalıyız yada biz sekreter çalıştıramayız hayat zaten böyle bişey iyi ve kötü olacaktır.önemli olan iyiyi kötüden ayırdıktan sonra eleştri getirebilmektir.
selami bey lütfen yanlış anlamayın amacım şiirinizi eleştirmek değil ben sadece fikirlerimi yazdım şiiriniz oldukça başarılı bir çalışma hiç kuşkusuz herkesin şikayetçi olduğu bir çok olumsuzluğu ustaca kaleme almışsınız tebrik ederim kalemin daim olsun saygılar
Sayın abim harika şiirinle Zülffi yare dokunmuşsunuz ama siyasetin akordu bozuk. Bugüne kadar Ülkemizin heba olmuş yıllarına acıyorum.İşte bu acıyla da şöyle sesleniyorum...
Anamı sorup, babamı unutan
Sapla samanı, karıştırıp satan
Seçimden seçime uyuyup yatan
Uyandı Millet, sanmayın susar konuşmaz.
Bir oy uğruna girilir kılıktan kılığa
Satılıktır yazıldı bizim olan dağa
Burnundan soluyor kızgın boğa
Feraset ehli,sanmayın susar konuşmaz.
Seçim vakti geldi sıvandı kollar
Vaatler unutuldu, açıldı yollar
Hey gidi hey! boşa geçen yıllar
Susan biz, sanmayın tarih susar konuşmaz.
Parçalanacak neyimiz kaldı, işte canım
Cirit atıyor soysuzlar, ağrıyor her yanım
İhanetten ağlıyor, Ay-Yıldızlı bayrağım
Kanayan yürek, sanmayın susar konuşmaz..
25.02.2009 Hüseyin Salman
Şair Ülkemizin gerçeklerini dile getirmiş
hende mizahi yolla çok çok güzel bu şiir alkışlanır
yüreğinize sağlık
Tebrikler tam puan Zerrin TAYFUR
Sinsiliği şiar edinen kişi
Yalanla dolanla sıktırır dişi
Hamdolsun kaybettik çoğumuz işi
Dut yaprağı yiyen susar konuşmaz....Ahmet KISA
SELAMİ HOCAM HERKES ŞİKAYETÇİ AMA ADAM ALMIŞ BAŞINI GİDİYOR BİR DUR DİYEN YOK.ALLAH SONUMUZU HAYIR ETSİN.KİMLERE KALDI MEMLEKET VAY Kİ VAYY!!! TAM PUAN HECE ŞİİRİNİZE.SELAM VE SAYGILARIMLA ...
YÜREĞİNİZE SAĞLIK DEĞERLİ SELAMİ BEY. KARA HER YERDE KARADIR HELE BEYAZIN YANINDA DAHA KARADIR. KUTLUYORUM DEĞERLİ ÇALIŞMANIZI SELAM VE SAYGILARIMLA
DÜNYAYADA NELER OLUYOR AYOL TAKİP EDEMİYORUZ.
MAŞALLAH BİZDE HABERLER ÇOK.
BİR DAHA DÜNYAYA GELSEYDİM, MEDYA SEKTÖRÜNE ADIM ATARDIM.
BOŞA OKUMUŞUM BOŞA.
Türkiyemizin kanayan yarasını mükemmel anlatmışsınız, kaleminiz var olsun.Saygılar.- Berkay Kur.
değiniz konu Türkiyenin kanayan gizli yaraları alıştık galiba
kutlarım dost kalemleri ve sizi
Sn. Tıraşlar
Çok güzel olmuş bı değişik şiiriniz. Severek okudum. Kutlarım gönülden ALKIŞLARLA.
İnternetlere düştü, yatak odası,
Sekreterle yaşamak, günün modası,
Beypazarı'nın varmış, keskin sodası,
İçtikce rahat olur, susar konuşmaz.
Millete vekil olmuş, gözü arsada,
Fakirin derdi ekmek, zengin borsada,
Seçim zamanı bazen, gelip sorsada,
Daha sonra kaybolur, susar konuşmaz.
Tebessüm kokulu bitimsiz sevgilerimle...
_____________Âlimoğlu___________
Sizi ve katılımcı arkadaşlarımızı kutluyorum ...
Şair , yürek taşıdığına göre ,yüreği sevdalarının yanısıra siyasetin estirdiği rüzgarlardan da elbet etkilenecektir .
Bu şiir ile ilgili 44 tane yorum bulunmakta