Sürüklenen Sular Şiiri - Evren Dalgıç

Sürüklenen Sular

Ayrılık çöktü meriç'e,
sisler içinde gözlerin.
kayboldu ortalıktan gülümseme
ve sararan o yaprakların;
hışırtısında karardı ayak izin.

gözlerin;
ah o gözlerin değil mi beni yıkan.
bir şimşek gibi,
bir mermi gibi,
üzerime çakılıp çakılıp,
hapseden kendine..
O ayrılıklara giderken ben,
üzerimde ağır bir yükle,
kapılırken gözlerinin veda sesine,
yıkıldım sessiz insanların içinde.
halimden anlamaz sözler,
bir hayatsız gülümsemede,
sana gülmeye direnirim.
kıyamam üzülmene,
şehir şehir hasrete kavuşup,
hayallerimin bilmecesinde;
çözülmez karelerde gezinirim.

Ayrılık çötü Meriç'e,
beni yırtıp attı yollar.
kaçırdı gözlerini kabuslar.
ellerini titreterek
ve sapanında koca bir ayrılıkla,
sinirli bir yangınla üstüme sıçradı vedalar.
yandım...
karardım gökyüzünün ışığında.
gittim..
ve bilsen;
neleri değdirdim sineme sen diye.
neleri kokladım çiçek diye,
yapamadım.
unutmaya
ve ayrılık acısını
bir sigara dumanında üfleyip,
karışmak istedim sevince.
olmadı,
yine vedalara,
yine ayrılık dolu hayallere,
yine yıldızı çalınmış göklere kaldım..

sinene takıldım son kez,
son kez gözlerine taktım gülümsemeyi.
ve üzülüp de koca depremler içinde,
farkettirmemeye çalıştım kaçışımı.
ne zordu el sallamak.
ne de zordu hıçkırıkları düğümlemek boğazıma.
sabret ey gözlerim,
sabret biraz daha.
ağlamak için çook vakit var,
az kaldı,
dur biraz daha.
ne de olsa yol benimdi,
ne de olsa yalnızlık yine kapımı çalacaktı..
ve bu derin kayboluşun altında;
elbet gözyaşı yatacaktı.
son kez güldüm gözlerine,
zorlu bir el sallayışında;
ağlamalara kucak açtım.

ayrılık çöktü Meriç'e.
sisler içinde gözlerin.
dileklerin tutmasına çok var
ve yeniden gülmesine hayallerin.
yanında olmadan,
seninle doya doya kalmadan,
uçurttum uçurmamı kabus rüyalara.
gittim.
Meriç'li bir buluşmanın,
boğumunda kaybettim gözlerini.
Ve şimdi o derin
ve sürüklenen sularda,
sararan o yaprakların
hışırtısında karardı ayak izin.

Bilmem ne yaparım,
nereye taşırım bu bedeni.
goncaları serpemem bahçeme.
Olsa olsa,
ayrılık çiçekleri konar toprağıma.
Filizlenen bir damla gözyaşımda;
sana açar yapraklarını vuslatım.
Bir umudum kaldı.
Geleceğini düşleyip;
geleceğimi düşlemek.
Ve her saniyemi
o bitmez hayallerle süslemek.
Ayrılığı konduramam bu filme,
itemem hezimeti bir çırpınışta bize.
gün doğar,
belki bir gün;
güneş çöker Meriç'e.

(Ankara 2001)

Evren Dalgıç
Kayıt Tarihi : 27.11.2004 13:08:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Evren Dalgıç