Soğuktan titreyen ellerini, bacaklarının arasına götürdü Suriye'li çocuk. Karşısındaki bahçe duvarının dikenli tellerinin arasından, ışıkları yanan eve doğru dikti gözlerini.
Doğum günü partisi kutlanıyordu. Babasından ve annesinden sıcacık öpücükler alan yaşıtı bir kız çocuğu vardı içerde. Gülüşmeler, şarkılar, eğlenceler, hediyeler, pastalar, çeşit çeşit yemekler ve daha neler neler...
Baktıkça içinin daha da üşüdüğünü hissetti. Ve zeytin karası gözlerinden akan yaşlarla, hıçkıra hıçkıra uzaklaştı ordan, kayboldu gecenin içinde...
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta