Suriçi’nde Bir Yaralı Aslan

Veysel Sari
154

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Suriçi’nde Bir Yaralı Aslan

Şimdi Diyarbakır’ın dar sokaklarında, bir akşamüstü...
Sırtımı yaslamışım o dertli surlara,
Hevsel’den esen rüzgar bile hesap soruyor sanki.
Zalimlik sadece uzakta değil dostum,
Zalimlik; bazen bir mahallenin susturulmuş çığlığıdır,
Bazen de ekmek kokusuna karışan barut kokusu!
Ben ki; bu kentin tozunda büyümüş, çilesinde yoğrulmuşum,
Şimdi susacak halim mi var?
İsyanlardayım...
Hem de öyle bir isyan ki;
Ciğerim sökülüyor her görüş gününde,
Bağlarbaşı’nın yorgun kahvelerinde,
Ve Ofis’in o telaşlı kalabalığında yapayalnızım.
Yoksulluk dersen; biz onunla kardeş çocuklarıyız,
Dert dersen; anamın ak sütü gibi helaldir bize!
Ama haksızlık... İşte o ciğerimize batan paslı bir çivi!
Çektim Çileyi, Ezmedim Kimseyi!
Onlar sanıyor ki; dört duvarla, kelepçeyle biter bu sevda.
Bilmiyorlar ki; bizim yüreğimizde koca bir şehir atıyor!
Ben bu yoksulluğun gözünün içine baka baka,
Onurumdan bir santim bile ödün vermedim.
Babamdan kalan o yırtık ceket,
Benim için kralların pelerininden daha kutsaldır.
Çünkü o ceketin cebinde haram yok,
O ceketin dikişlerinde gözyaşı ve alın teri var!
Ulan zalim devran!
Sürebilirsin üstüme bütün tanklarını, tüfeklerini...
Beni bin yıl daha hapsedebilirsin o soğuk hücrelerde.
Ama benim ruhumu, benim bu memleket sevdamı,
Hangi zincir tutar, hangi kilit zapt eder?
Ve Şimdi Son Sözüm Olsun:
Dicle’nin suları şahidimdir,
Karacadağ’ın vakur duruşu rehberim...
Ben bu kederden bir saray inşa ettim kendime,
Sultanı da benim, marabası da!
Bizi yıkmaya gücünüz yetmez,
Çünkü biz; küllerinden doğanların,
Düştüğü yerden göğe kafa tutanların çocuklarıyız.
İsyanlardayım Diyarbekir!
Başım dumanlı, yüreğim yaralı, ama alnım ak...
Gelin şimdi, neyiniz varsa gelin!
Ölüm bile bize, ancak şeref verir!

Veysel Sari
Kayıt Tarihi : 22.1.2026 04:34:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!