Şehirler çaresizliğimdi.
Sanki bir sürgündüm.
Renkli ışıklarıyla, sahte tebessümlü,
Beton yığınlı bu şehirde
Oysa olmak vardı şimdi
Memleketimin dağlarında.
Renkli ışıklar yerine,
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bir newroz akşamında düşüp,
Ateş olmak vardı sonra.
Tanrıların isyankâr kulu olup,
Tanrıların, tanrılıklarıyla,
Bir çocuk edasıyla
Dalga geçmek vardı.
Ve en güzeli
Ak kanatlı güvercin olup,
Adaya uçmak vardı adaya...
Oysa ben sürgündüm.
Tutsaktı yüreğim,
Sahte tebessümlü bu şehirde..
hüzün dolu satırlar şiir gibi şiirdi ama saygılar
müzeyyen başkır
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta