kurutulmuş yapraklarla defter arasında kaldı çılgın yazlarımız
ölümlerle yıkanmıştı sabır, kara denizler kulaçlamıştık
gecenin nalları tenimizi arşınladıkça
virgüller açan yüzün benimsemişti ilk oluşumu susuzluğuna
ben denizi çoktan unutmuş nehir gibi akıyordum kuruyan yanlarına
saksıyı çatlatan neydi ki, toprağımızı süsledi çiy taneleri
kuşkusuzduk, kuşlar aşırdık, uçurduk kalbimizdeki yıllanmış pası
Rabbim, Rabbim, bu işin bildim neymiş Türkçesi;
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...
Devamını Oku
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...



