Bir püsküllü musiki gibi serildi akşamın üstüne şehrin fırfırlı, loş ışıklı suretleri.
Yüreğimin asfaltına mucurlar dökmüştü belediye, gördüm ki değdiği yerlerden yekpare, sökülmüş boyalarım.
Kaçırdım kendimi yan yollarından son sürat, geçerken silindi o yolların şeritleri.
Kim bilir kaç engeli aştım çarpa çarpa, yıkılmıştır bütün telefon direkleri.
Mor üzüm bağıydı gövdem, asla uslanmadım desem inanır mısın yediğim dayaklardan?
Vanası hiç takılmadı ki bu hayratın, hep açıktı musluğum, susadıysan haydi iç.
ne olur kim olduğunu bilsem pia'nın
ellerini bir tutsam ölsem
böyle uzak uzak seslenmese
ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese
otelleri bomboş bulmasam
Devamını Oku
ellerini bir tutsam ölsem
böyle uzak uzak seslenmese
ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese
otelleri bomboş bulmasam




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta