Aklım sendeyken nasıl kacabilirm .
Verdigin acı ve hüsran yükümü
Böyle ağır etmisken nasıl ucabilirim.
Konuş diyorsun
Son sözün dilimi mühürlemişken
Nasıl derdimi anlatırım .
Kocaman gözleri ışıl ışıldı.
Sert bakışlı ve keskin bir çehresi vardı .
Ona attığım ilk adımda sanki bütün ask
Şarkıları kulağıma fısıldandı.
Dünyanın dönüşü bu kadar hızlı olamazdı.
Yada başımı döndüren can alıcı kokusu muydu bilinmezdi.
Vatan gibi seviyorum seni ,
Her karışında anadolu kokan.
Toprak gibi yani olmazsan bu yürek tutsak her yer zindan .
Oysa ki kanat çarpıyordu bize kumrular Tanrı Dağlarından .
Böyle her biri özgürlüğü anımsatan .
Benim icimdeki karanlıkta o küçük fenerle nasıl aydinlanirsin uzaklaş .
Mavi gozlerinle huzur mu vereceğini sanırsın siyahtir benim gözlerim kasveti sarar ruhunu uzaklaş benden.
Kalindir ellerim incitirim uzaklaş durma.
Atestir ruhum yakarım, kül ederim.
Uykusuzdur gecelerim kaptamazsin o ahu gözlerini , dağılır rüyaların.
Umutsuzumda susarim öyle tutulur dilin kaybolur neşen .
Uslanmaz mı insanın hiç kalbi
Yada yorulup hiç mi bitkin düşmez.
O kadar yol aldığı halde neden hiç sonunu göremez.
Pişmanlığı en yükseklerde mutluluğu en diplerde,
Yaşarda hiç mi umudu bitmez .
Kalp attığı kadar değilde neden attıran kadar sevmez .
Gel desem gelir misin yine gözlerim ufukları aramadan .
Unut desem herşeyi .
Hatiralarindan silinir mi gözünü gözüme süremediğim her vusalat hali .
Ve tekrar desem , tut sahip çık
Yüreğimden yüreğine yuva yapan kuşlara .
Biliyorum birgun o soğuk kışlar sensizligimden faydalanip yüreğimi sogutamayacak .
Papatyalar diyorum sevgilim
Çok güzeller eşsiz, bir bahar kokusu
Esintisi veriyor ruhumuza.
Ahh bu papatyalar sevgilim,
beni sevdiğini fısıldıyor kulaklarıma
Insan gidene değilde
Giderken yanında götürdüğünü hayellerine çok açıyor .
Zamanına , degersizlestigine
Bir yere giden çabasına açıyor .
Öyle geçip gittiğine ,
Belkide yanlış bir zamandı , zamansizdi düşüşün gozlerimden kalbime.
Yada daha kilitlerimizi kiramadan özgürlüğü istemiştik bu yüzden haksız bir küsüş oldu hayallerimize .
Daha ilk yudumda yanmıştı dilimiz ve sonbaharı beklemeden dönmüştük yapraklarimizi .
Ve uzun uzadıya sohbetlerimiz bardağın içindeki kaşık kadar aldaticiydi .
Bu sebeple olman gerken yerde değildin.
Gozbebeğinde kendimi görmem gerekirken sen hep gölgemde
Hep güneşin doğmadığı tarafta beklemisim senin o yüreğimi aydınlatan ilk ışıklarını ...
Kor bir ışıkla aramisim karanlıklar içinde, ezip geçtiğin sevdami .
Ve her uyandığımda kabus sandığım gerçeklerinle tekrar tekrar uykuya dalmisim .
Ne yazıkki sen uyudugumu sanmıştin.
Fakat ben bir daha gozlerimi aralamamistim ...
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!