Bunca tapınaklar,mabetler boşuna
Tanrılar kıskanır senden,güzelliğinden
Heykeltraşlar taşa,Ressamlar kağıda,şaiirler sözcüklere,
zerafetini düşlediller.
Aristokratlar,
Krallar,
Tutar beni derin bir düşünce
Gözümün önüne an düşünce
Dizlerimin dermanı kesilir birden bire
Çağlayan dereleri yeşil bağı bahçeleri
Çelik çomak oynadığım o harman yeri
Yönümü döndüm şöyle baktım köyüme
Sözlüğü açtım,tek tek aradım
O'na yollayacak kelime bulamadım
Elekten arda kalmış kin ve nefret
Dibe çökende yoktu sevgi ve meşakat
Yine uykusuz kaldım bu gece
yeşil beyaz filtresiz
kısa bitlis sığarası
Hele varsa bir muhtar çakmağın
temmuz güneşi gölgeni yutsun
orak sazın,buğday-arpa saplı başaklar
halay çeken, sürme kaşlı sevdan olsun.
cenabet suyunla yıkanıyorum arda
aşımı pişiripte yiğiyorum darda
yıllanmış pahallı şarabı bi kase
tekrar tekrar istemeye istemeye
şarhoş olmadan içiyorum haksızca
halkça
Diyarbeker Bağemsez Edayi
Gül güli ha hülgü güliiii
Kesk üüü....
Çarpıtma çarpılırsın vallahi
Çarpma dan kırılırsın billahi
Saydam kristal camdan imalatsa sürahi
İçi dolu suda dır ak pak hikmeti İlahi
Sakın ha öne savrulma
Sağa sola da saldırma
Allah’ım bak şu garip işe!
Düne kadar başparmaktı paşa
Bugünse şahadet parmağı kalkmış şaha
Der/ler/di “ben enelhakkım haşa sümme haşa”
Serçeye kına,ortancaya yeşimli zümrütlü alyanslı taşa
Halk alay dağil,gelinsiz damatsız halay çeker şaşa maşa
...
Sen bu sözü hiç okudun mu?
Pekii,söyleyeni gördün mu?
Bu inleyen sesi duydun mu?
Hıı-ı
Çünkü sen kör sağır değil
Kocaman bir malikane inşa ettim el emeği göz nuruyla
Geniş bir avlu
Vasati holü
dört oda her odaya beş pencere her pencereye altışar camlı açık görüyle
Dışarıya baktığımda,yer mükemmel zaman harika
Görünürdeki münazaralı tefrikadan alameti farika
Çok tebrik ederim
süleyman bey sizi kutlarım başarılarınızın devamını diliyorum