Küçük; fakat bariz mutlulukların anası hayal;
Olsa bile gerçekleşmesine bir parça ihtimal.
Hayaller avutur, büyütür, bazen üşütür beni,
Hayaller, an içinde bulur, getirir bana seni.
Hapsedilemez asla! Tunçla, surla, demirle...
Bilge atalardan aldığı kutlu emirle
Doğudan, batıdan akın ederek geldiler.
Bendini çiğneyip aşan, coşkun seller gibi
Doğudan, batıdan akın ederek geldiler.
Aşk, ilk gördüğün bir çift gözü,
Hatırlamakla hatırlamamak arası bir şey.
Odur ki aşk, kendi deştiğin yaranı,
Sarmakla sarmamak arası...
Aşk nedir, bilir misin?
Aşk, ilk gördüğün güzele,
“Kalbim, neden var? ” dedim.
Et parçası olduğu kadar,
Bir boşluktu içimde.
Yeri dolmamıştı sevginin.
Bu boşluğu doldurmak istedim;
Seni sevdim.
Her şeyi bıraktım da
Gemileri yaktım da
Geri dönüş yok şimdi…
Düştüm aşkın derdine.
Geri dönüş yok şimdi.
Bildiğim bütün duaların yerine,
Şu sözler gelip dolanıyor dilime:
İstemeye yüzü olana her şeyi
Ver onlara, cennetinde baş köşeyi...
Günlerden salıydı, aylardan ekim;
Yağmurlu bir hava, vakit ikindi.
En acı haberi verince hekim,
Yağmurla beraber gözyaşım indi.
Birine sarılmak istersin o an.
Onun gözleri, yani onun…
Güzel miydi peki?
Gözleri güzel değildi;
Hatta kördü belki!
Ya sözleri?
Kelimelerin üstümüzde gölgesi
Ufkumuzda zehirli sesi…
Kulağa mı, kalbe mi,
Yoksa göze mi tesir eder?
Tek başına… tek bir kelime…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!