Etimden bir parça eksiliyor her gün
Damla damla eriyor ruhum
Mum gibi...
Ben miyim acaba bu bedendeki?
Yoksa başkasının hayatını mı yaşıyorum?
Bilmeden...
Ebeledin ve gittin...
Kucağımda patlamamış bir bombayla
Kalakaldım ortalıkta.
Beynimde uğultular,savaş tamtamları
Ve düşüncesi zihnimi kemirmekte
Radyoaktif serpinti ikazı gibi cümlelerinin
Gönül zindadında müebbet tutuklusun sen.
Erken tahliye umudun yok iyi halden..
Bir ümit görüş gününü bekliyorsun
Beyhude...
Ne gelir elden
Bir güneş batışında,
Bir de her sabah oluşunda;
Nefes almak bana...
Yeter eza olarak.
Ama yine de istediğin bir şey varsa bileyim.
Diyorsun ki tanımak istiyorum seni
Olur hay hay buyur otur şöyle,
Önce kendi mi tanıt bana, sonra anlat;
Kendini....
Diyorsun ki anlatmak istiyorum sana kendimi
Ey sevgili! En sevgili! sitemim sana.
Meraktayım bunca zaman ne olur anla!
Bir gün çıkagelsen haber vermeden
Sohbet etsek eskilerden
Hiç olmasa sabah lakin
Derin bir uykuya dalsak ikimiz birden
Toprak suya hasret, su toprağa.
Ve insan toprak kokusuna.
Yağmurdan sonra...
Derin bir nefes aldım Oh dedim
Ne kadar çok özlemişim!
İçim ürperdi birden. Güldüm...Sevindim...
Hayat yaşamak için çok kısa,
Seni beklemek için çok uzun...
İkisinin arasında
Gidip gelmede
Ömrüm.
Hangi vakit, nerede bulursun beni?
Sen ağlayınca,
Depremler oluyor,yer kuduruyor...
Sen ağlayınca,
Ciğerime bir ok saplanıyor...
Kan kusuyorum.
Sen ağlayınca,
Saat tam beş!
Saat sanki hep beş!
Karanlık ile aydınlık arasında bir zaman
Ve sessizlikten sükuta uğramış bu mekan...
Uyku ile uyanıklık arasında bir yerden
Doğruluyorum...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!