Sabahın serinliğine doğarken güneş.
Başkaldırıyordu toprağa hapsolunmuş bir tohum tanesi.
Ol demişti Allah, toprak pamuktan yumuşak, taş hamurdan yaş...
Kuşlara ötme emri verilmişti, hepsinin dilinde sakin bir salavat.
Nehirler Kainatın efendisinden alıyordu coşkusunu.
Cennetin yeşilliğine bürünüyordu ağaçlar, bahar mevsimleri.
Her gün yüzlerce kalem işliyordu kainat sayfasına.
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta