Sabahın serinliğine doğarken güneş.
Başkaldırıyordu toprağa hapsolunmuş bir tohum tanesi.
Ol demişti Allah, toprak pamuktan yumuşak, taş hamurdan yaş...
Kuşlara ötme emri verilmişti, hepsinin dilinde sakin bir salavat.
Nehirler Kainatın efendisinden alıyordu coşkusunu.
Cennetin yeşilliğine bürünüyordu ağaçlar, bahar mevsimleri.
Her gün yüzlerce kalem işliyordu kainat sayfasına.
Bıçak soksan gölgeme,
Sıcacık kanım damlar.
Gir de bak bir ülkeme:
Başsız başsız adamlar...
Ağlayın, su yükselsin!
Devamını Oku
Sıcacık kanım damlar.
Gir de bak bir ülkeme:
Başsız başsız adamlar...
Ağlayın, su yükselsin!



