Fikirin şeytansa, görünüşün melek
Özü ham olana, fayda etmez emek
Yalan olan söze, hakikât ne gerek
Eğer süt bozuksa, mayanın suçu ne?
Yağmur yağsa taşa, hiç ot bitirir mi
Kara kalp secdeyle, niyaz getirir mi
Altın yere düşse, değer yitirir mi
Daralar yamuksa, tartının suçu ne?
Nefsine kul olan, hiç Hakkı seçer mi
Kör gönlün aynası, kalp sırrı açar mı
Cahil bir müritten, hiç ilim geçer mi
Üzümün koruksa, pekmezin suçu ne?
Emeği hor görüp, hırsı tac ettinse
Vicdanı susturup, nefsine yettinse
Helal zor geldide, harama gittinse
Tohumun çürükse, toprağın suçu ne?
Eğri yolda gidip, menzilden azarsan
Akar suya adres, güvenip yazarsan
Yüzüne bakmadan, aynaya kızarsan
Renkler donuksa, ressamın suçu ne?
Bülbülü dinleyip, Kargayı översen
Güneşte oturup, karanlık seversen
Zalimle bir olup, mazlumu kovarsan
Düşünce gömükse, akılın suçu ne?
Vicdan katledilip, mezara sürülmüş
Sahte olan sıfat, nefretle örülmüş
Hak olan Batıla, hep reva görülmüş
Yüzlerin soluksa, merhemin suçu ne?
Özün karanlıksa, nur sana neylesin
Kış olmuş kalbinde, bahar mı eylesin
Derdi olmayana, derviş ne söylesin
Kalemim kırıksa, defterin suçu ne?
Gönülden geleni, yazdı Bayram Ataç
Sakın günahkara, sen olma hiç araç
Kör kişi bastona, saz tellere muhtaç
Perdeler kayıksa, notanın suçu ne?
Kayıt Tarihi : 7.2.2026 18:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!