Yükün kendinden büyük, benim derdim misali,
Neylersin çekilecek, böyle dünyanın hali.
Alın yazısı işte, diyecek sözümüz yok,
Sabret dostum karınca, Tanrı hükmetmiş belli.
5 Şubat 1990-Pazartesi / Ödemiş
..
Sevda Yazıları''On üç''
Ben sevginin karşılıksız ve katıksız olanını severim.
Karşılıksız ve katıksız.
..
Yoksa Yaratılmazdın
-Kendini Tanri sanan ateiste-
Seni yaratacak bir Tanrı olmazdı, sen Tanrı olsaydın; olurdun ezelî.
Öncesiz olmadığından seni yaratmış bir Tanrı, yoksa yaratılmazdın.
Berlin, 9 Şubat 2013.
..
Yahudi Düşmanı Değiliz!
Yahudi ırkına değil, Yahudi ırkçılığına karşıyız.
Yahut şöyle söyleyelim: Yahudiye değil, zulmüne düşmanız!
(Yahudi lobileri bilmiş olsun!)
..
Bir Âhiret Vardır
'Burnumuzun dibinde bilmediğimiz bir yaşam olabilir'.
Ama sen, gözünün önündeki dünya hayatını gör önce.
Bilmediğimiz bir yaşam olabilirse burnumuzun dibinde,
Dünya ötesinde de vardır bir âhiret; bundan haber ver önce.
..
Geceler yedi bizi, eridik yandık kandil,
Yavaş yavaş tükendik, sona dayandık kandil.
Sende fitil kalmadı, bende ümit baksana,
Rüyalarda yaşadık, çok geç uyandık kandil
10 Şubat 1999-Çarşamba / İzmir
..
Evrim Teorisini Mezara Gömdüm!
Tesadüfe vakit yoktur evrim icin.
Bu gerçekle darwinizmi kefene sardım.
'İnsanı ben yarattım' diyor, Kur'anda Allah;
Bu hakikatla da evrim teorisini mezara gömdüm!
..
Sen de unut ne varsa, bana dair hatıran,
O güzelim yıllardan, neyse geriye kalan.
Ben de son bir kez bakıp, siliyorum ne varsa,
Hükmü yok hiç birinin artık hepsi bir yalan.
9 Şubat 1991-Cumartesi / Bilecik
..
'Ben Sana Gelemem' Diyor
'Ne olursan, kim olursan ol, kurtuluşun için işte geldim'
diyor, aydınlıklı Kur'an.
'Sen gelmiş olsan da, ben sana gelemem' diyor,
yaratılışı tesadüfe dayandıran.
..
aşk iki kişi yaşanır
ortak taşınır
tek taraflı yürümez
üç harf ikiye bölünmez
(18 şubat ’07)
..
Kayıplara karıştı utanç
Göremiyorum hiç bir yerde
Ya en yüksek dağın tepesinde,
Ya da denizin dibinde
O bile bakamıyor kimsenin yüzüne..........
(26 Şubat 2010)
..
Bu sabah namaz farklıydı Hazreti Miktat'ta
Mehmet Emin Ay gibi derya vardı mihrapta
Bir aşkla huşuyla kılındı mübarek namaz
Ruhlar huzur buldu bugün Hazreti Miktat'ta
Yusuf Sönmezler 28 şubat 2010
..
Geceyi yazdım dizelerime
Gündüzleri
Karanlığı göremem de...
Sigara mı öpüyorum
Dudağı kir(az)
..
Aşk nedir bilen var mı,
Eliyle tutup gören var mı,
Aldı canımı benden aldı,
Beni öldürdü duyan var mı.
04 Şubat 1991, İstanbul.
..
Atmışım kendimi bulutların üstüne
sarı yeşil mavi iş yorgunu
bira şişesi içinde
sazan balığı sözlerini arıyorum
(şubat 2010)
..
Yine uzadı geceler
buralarda
Buralarda
hasret makamında okunur
sabah ezanı
..
Uyumuştu telefonda
soluğunun içinde
bir gidip bir geliyordum
farkında bile değildi
oksijeni olmuştum
(şubat 2010)
..
Gönlüme yar dediğim,
Ruhuma huzur dediğim
Göğsüme siper dediğim
Canım eşim sevdiğim her şeyim
Sevgililer günümüz kutlu olsun
İkbal 14 Şubat 2013
..
'Şu dağları delmeli'
bilirim
Ne çare ki
beş 'deniz' ötesindesin...
..
Yanyana yürüyorduk konuşmadan.Şubat ayının o dondurucu soğuğuna karşı bir nebze korunabilmek için ellerimiz cepte,büzüşmüş,omuzlarımızı içeri çekmiştik.Sokak lambaları yanmıştı.O ayazda sisli birer fanus gibi aydınlatıyordu sokağı lambalar.Ve bu isli,soğuk ışıklı lambaların altında üç kişi,yanyana konuşmadan yürüyorduk...
Sessizliği yine Nedim Usta bozdu: 'Çocuklar,işsizlik ayıp değildir derler.Fakat işsiz kalındığında insana yoksulluk dahi ayıp geliyor.Sanki bütün gözleri üzerinde hissediyorsun,sanki herkes işsizliğini konuşuyor sanıyorsun.Bir kahveye girdiğinde o huzursuzlukla sandalyeye dahi rahat oturamıyorsun...'
Neler söylüyor bu adam yahu? ..Benim düşündüklerim,benim düşüncelerim sanki onun ağzından dile geliyordu.Biraz evvel onu ilk gördüğümde aklımdan geçirdiklerim için tanrı beni cezalandırıyordu sanırım.'İşte kişilere karşı önyargılı olursan böyle daha bir kaç dakika bile geçmeden ne denli yanıldığını anlarsın...' diyordu.Sanki bu dersi kafama sokmak için karşıma çıkarmıştı Tanrı,bu Nedim Usta denen adamı.
Sürdürüyordu Nedim Usta konuşmasını,işsizlikti konuştuklarının temeli: 'Bu işsizliğin,sırf bana,sırf bizlere özgü bir şey olmadığını biliyordum ben zaten.Zaman zaman dünyanın ekonomik sıkıntılara girdiğini biliyordum...Ve bu işsizlik denen illetten benim de nasibimi almam,işte şu seksenli yıllara rastlıyordu...
..



