Ekseriyet yakamoz geceler.
Uzaktan birbirimize muaşâka,
Seni göremediğim, seneler bana inkisar.
Su nayino.
Bir bilsen dilhun hislerimi.
Yakamoz gecelerinde kızılırmak nehrinin, karanlık yüzeyinde parlayan ışıklar gibi, senin yokluğunda da parlıyor içimdeki hisler.
Uzaktan, sessizce birbirimize muâşaka ederken, gözümüzden kaçırdığımız mevsimler ne güzel yaşanıyor.
Su nayino, senin sesinin yerini alıyor, fısıldıyor bana senin sözlerini.
Dilhun, hislerim anlatsa, bir bilsen, içimdeki fırtınaları, sevginin nasıl da hâkim olduğunu bu gönül coğrafyasına.
Ah, yakamoz gibi bir anda beliren ve tüm karanlığı aydınlatan, işte öyle bir şey bu hissettiğim.
Kayıt Tarihi : 10.6.2024 11:56:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
İç anadolu topraklarında, Kızılırmak'ın kıyısında, yakamozların altında, bir aşk hikayesi yaşanmıştı. İki sevgili, mektuplarla ve uzaktan fısıltılarla birbirlerine tutkuyla bağlanmışlardı. Geceleri, nehrin karanlık suları üzerinde parlayan ışıklar gibi, onların hisleri de birbirlerine ulaşıyordu. Ama kader onları ayrı dünyalara sürüklemişti. Yıllar geçse de, sevgili kız, her yakamoz belirdiğinde, sevdiğinin gözlerini görebiliyor, suyun sesinde onun sesini duyabiliyordu. Ve o, nehrin kıyısında durup, gözlerini kapattığında, aralarındaki mesafeler yok oluyor, tüm fırtınalar diniyor, sadece aşk kalıyordu. İşte bu, yakamoz gecelerinde yaşanan efsanevi bir aşkın öyküsüydü.