balıkçı teknesinin üzerinden kayan yıldız gibi geçti ömrümden tam bin yıl güvertede ağlayan balık gibi tutsak yüzgeçlerim içimdeki kumsalın sert kabuklu midyesine sığınmış göz kapaklarım turuncu dalgalı yeşil bir bahçenin çukurundaki biriken su kırıntısında ben istesem de yüzemem sürekli su alan bir balıkçı teknesinde batıyorum güneşin gözlerine dikkat çekiyorum yaşıyorum bütün bu olasılıklar göz yaşlarımın sayesinde kendi gözlerini kemirmiş bir canavarın ipini koparmış renksiz retinasında derin bir okyanus sabahı kıyıda baygın ceset kokusu sarhoş kim bilir neden efkarlı bakıyor böyle denize güneşlenen gözleri çapaklı bir ilkbahar çiçeği gibi açıyor neden benden utanıyor yoksa siz doğduğunuzda çıplak değil miydiniz hani yaşıyordum ben üzerimde senin ördüğün ten renginde bir kazağım vardı hani toz pembe yalanlarım vardı seni daha mutlu görebilmek için hayatta kalmam için bir sebebim vardı beni göğe yücelten hiç tanımadığım dalgalardı beni sebepsiz yere döven yine o gelgitler oldu
Her an yanıbaşımda yatmasaydı
Ben bu yükü taşıyamazdım
Sevinçlerime biraz hüzün katan odur
En çaresiz anımda
Issız bir dere kenarını
Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta