yıldızdan ellerimdeki son ateş
ben ne bilirim yürümeyi
yalınayak düşlerim
gülüşlerim toprak altı
ben ne bilirim taştan adam yapmayı
gölgelere dokunamazken ruhum
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




BAŞARILAR SEVGİ SELAMLAR SİZE.
az ve öz...
ben ne bilirim, ne bilmem.... düşündürdü...yoğun bir anlam sağanağı altında soluğum kesilmiş olarak dışarı attım kendimi...
kırık kelebeğin kanatlarında
ve
yalnızlık yalnızlıklarda...
eyvallah
saygılar...
kırılmış bir yüreğin sitemleri yansımıştı sayfanıza ,okuduk feriha hanım,tebrikler...
Özne/nesne ilişkilerini 'türlü sorunsalları açıklamak ereğiyle' dizelerinin kapılarını aralayan önemli bir şiir görgüsü.
İlgiyle okudum.
Kutluyorum.
Erdemle.
Bu şiir ile ilgili 6 tane yorum bulunmakta