günlerden bir günün yitikliğindesin adam
ve ellerin ihtilalinde şu kahpe ayların
kimbilir hangi dosta gecesin şimdi
hangi geceye dost
ki soyunmaya başlamış kadınlığını bir bir
parmaklarında adımların
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




güzel bir çalışma....mesajı olan
müzeyyen başkır
striptiz...evet bu ne güzel bir isim tam da oturmuş vallah elleriniz dert görmesin...syfam yorumlarınızı beklemekte...saygılar mehmet yücedağ
başlığı görünce daha sıcak bir şiir diye düşündüm okuyuncada sıcaklığın başka genlerden olduğunu fark ettim.
isyan bu başlıkla daha da ilginç hal almış....
dikkat çekmesi açısından da güzel bir başlık...
dikkat çekiyor en azından...
striptiz yapan kadın misali....
gayenin ellerinde
bir sahifada bir adrese sahip olması lazım insanın. ne diyeyim yani bunu demeyeyim mi. bari bu da gidip yerine ulassın işte..
emek, emek emek,
baska sey yok mu. sonunda kotek
kutlarımseni ablacım
Kim bilir?
Ama adrese ulaştığı kesin..
Tebrikler
Sevgimle
İadeli tahütlü gitmiş..muhakkak almıştır...Kalemine sağlık..yunus karaçöp
Gülsem miiii, ağlasam mııı, netsem neylesem bilemedim, şiir güzel şaire güzel, yorumlar güzel..
Bizim çocuk tebrikler, vardır bir bildiğin ve de adrese pullayıp gönderme sebebin..sevgiyle kal.
hangi geceye dostsun yada hangi dosta gece ( hangi dosta şerefsilik yapyorsun yada hangi şerefsize dostluk ) ve parmak uçlarımda adımların ( hayvanlar misali ) işte bu güzel ve zekice bir gönderme.
eeeee ne demiş büyük usta mahsuni
ey erenler gözüm yaşı
gizli bir seyhana benzer
hali haktan ayrı kişi
dil bilen hayvana benzer.
İlginç farklı bir şiir güzeldi tebrikler
Yalnızcı altı dize.İstenilseydi bu şiirle sahnedeki kontrollü şaşkın şahsiyet parmaklardaki kukla sicimleriyle çöplükteki balık iskeletine dönüştürebilirdi. Gizlenmiş merhametle bağışlama var yine de.
Türevleri belli bir denklem.
'Bu konuda söyleyeceklerim var. Kısa ve öz. Striptizlik bayanlara özgü bilinir;müzik dans ve genellikle bayların eğelenmesi için giysilerden arınma. Bir eğlence gösterisi olarak.
Bundan kötüsü var ki, bir bayın kişilik kapsamında striptizliğe başlar olması ötekinden bin beter. Kadın striptizliğinde görsel şölen. Bayınkinde ise ortaya çıkan belki de iğrenilecek bir ruh.
Altı dize bir romansı özet. Öyle anlık duygunun şiiri değil bu. Şair söyleyeceğini bir çırpıda söyleyip geçiyor.
İlk dize sonundaki 'adam' denilişde dezenfekte edilmişliğe rağmen 'adama' bir semer yüklenilmiş de altında yağırlık var gibi geldi bana. Aylar için kahpe detirdiyorsa vay kahramanın haline. Acemsevdiler, şıpsevdiler, tensevdiler... Striptizdeler. Müziği çığlık, dansı yalınayak kaçış. Dosta dost kazığı da... Geceye dostlukta ise belki de hainlik. Gecenen kandırılması. Yazık gecelere. Nasıl dokunursan öyle oluyorlar. Adımlar ayakta değil, parmakta!
Striptiz müthiş bir ufalama, berbat bir tokat.
Anlayana.
Bu şiir ile ilgili 58 tane yorum bulunmakta