Bir Stradivarius’un tellerine dokunuyor incecik parmaklı elleriyle, tabiat sesli bir kadın.
Zîlan Şelalesi’ni andırıyor yelelerine lale, sümbül, süsen, nergis takılı saçları.
Ve sanki bütün yaşamı üst dudağının kenarındaki iki bene kodlanmış gibi,
yüzüne gizem katan benleriyle, Stradivarius’un tellerindeki tınılara eşlik etmeye başlayınca
yabancı bir dilden bir türküyü seslendirerek, tüm canlılarda kocaman hayretler oluşuyordu
ve dünyanın da düzeni değişiyordu böylece...
Ben ise gündüz ve gece, yüzüm avuçlarımın arasında o sesi düşünmekteyim...
Suphi bir acaip adam
Suphi benim canım ciğerim
Kimse bilmez nereli olduğunu
Susar akşam oldumu
Bir cebinde das kapital
Bir cebinde kenevir tohumu
Devamını Oku
Suphi benim canım ciğerim
Kimse bilmez nereli olduğunu
Susar akşam oldumu
Bir cebinde das kapital
Bir cebinde kenevir tohumu



