Önce kum ile tuzu iyice karıştır.
Sonra da bir cımbız ile birbirinden tek tek ayır.
Zahmetli bir yoldu!
Zaten harcın da değildi.
Diyelim ki koca bir yalandın.
Sevildiğini de bu yüzden anlamadın.
Üste çıkmanın şartı buymuş gibi,
ruhumun tendonlarını kopardın.
Senin gibiler yüzünden
vicdanımı sorgulamakla geçti hayatım.
Ne var ki kendinle olan kavganı
benimle tamamlayamazdın.
Gördüm, bildim ve geçirdim…
Bu kapıyı bir daha açmayacağım demiştim.
Binbir çabayla ördüğüm duvarları,
yıktın da geçtin.
Nefesim kesildi, boğulacağım sandım.
İnkar ile ikna arasında
bir daha doğrulamam sandım.
Kırılacak yerim kaldı mı derken,
bundan böyle iflah olmam sandım.
Ay bulutların arkasına saklandı,
ben olduğum yerde öylece kaldım.
Tek direnişin benmişim gibi,
hayırsız bir evlat misali yordun beni.
Şimdi vapur tarifelerini incele.
Ve gideceğin yeri bir an önce belirle!
Ben mi?
Yine başa döndüm.
Hissizliğim aşağı yukarı altı sokaktan ibaret.
Ne değiştirmeye gücün,
ne de uzun uzadıya
kendini anlatmana ihtiyacım var.
Susuzluktan öldüğüm halde,
önce senin kana kana içmeni bekledim.
Ben hep sana,
sen önceliği başkalarına verdin.
Senin gibi birine yetemeyeceğimi bilmeliydim.
Üzgünüm…
Bu fırtına öncesi bir sessizlik değil!
Artık samimiyetin de sözlerin kadar etkisiz.
Kayıt Tarihi : 17.3.2023 03:27:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
önce senin kana kana içmeni bekledim.
Ben hep sana, sen önceliği başkalarına verdin.
TÜM YORUMLAR (1)