Bir abide-i cehl, düşmüş ayna önüne,
Gördüğü dev cüsseyi, saymış ilim yerine,
Alnı secdede zâhir, hiç bakmaz mı yönüne,
Kıblesi şaşmış çoktan, ruhu batmış derine.
Mağrur başını dikmiş, elâleme tedriste,
Her bir sözü zâtından, binler fersah cüdâdır,
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.



