Söz vermiştim, yazmayacaktım.
Ellerim...
Ne klavyenin tuşlarına dokunacak,
Ne de cebimdeki kalemi elime alıp boş bir kâğıda seni anlatacaktım.
Bundan sonra yazmam diyordum ama olmadı yapamadım işte.
Zaten neyim var ki yazmaktan başka, iki lafı bile bir araya getiremiyorken yanında.
Ne de olsa şair geçiniyorum, yazmalıyım yokluğunun ıstırabını, çaresizliğimi, sana olan duygularımı hatta sana bu zamana kadar hiç anlatamadıklarımı. Yazmalıyım ve dökmeliyim içimi şu toy mısralarıma.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta