Öğretmene teşekkürü,
Dilde çerağ eder bir söz.
Bir saatlik tefekkürü,
Tüm ömre yeğ eder bir söz.
Ham olan, ele güldürür.
Kem olan, ocak söndürür.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Talibi'de can, özenir
Demir leblebi zor yenir.
Ab-ı hayat buna denir,
Bir an'ı çağ eder bir söz
alkışlar bu anlamlı güzel şiir usta kalemden çok çok güzel bir şiir okudum saygılarımla
M
Ü
K
E
M
M
E
L...
MÜKEMMEL ŞİİRLERİ YORUMLARIN ÜSTÜNDE TUTARIM.
YÜREKTEN KUTLUYOR, ANLAM YÜKLÜ ŞİİRİNİZİ TAM PUANLA LİSTEME ALIYORUM.
Selam ve sevgilerimle ve aşağıdaki şiirimle sevgili üstadımı sayfama davet ediyorum.
Yorgunum
Yıllar var ki, yollardayım,
Yorgun düştüm, tutun beni…
Umutsuzum, sallardayım,
Kazın bir yer, atın beni…
Alev alev, yanıyorum,
Yar gelecek sanıyorum,
Bir gülüşe kanıyorum,
Gül suyuna katın beni…
Elli yıldır, kanar gönlüm,
Kime düğün, kime ölüm,
Kurumuşsa eğer gülüm,
Güller ile yakın beni…
Sevdan yakar, ben yanarım,
Cismim çürür, bense varım,
Sevda dolu bir avarım,
Aşıklara satın beni…
Yağmur olur, kah yağarım,
Deli olur, dağ’ağarım,
Acılardan süt sağarım,
Maya yapıp katın beni…
Ecel alıp gitse beni,
Duman olsa, tütse beni,
Yad illerde yitse beni,
Gariplere katın beni…
Ben Nafi’yim, hiç uslanmam,
Kül olurum, amma yanmam,
Yar gelmezse, inanamam,
Potalarda yakın beni…
Kazın bir yer, atın beni….
Nafi Çelik
Çok güzel olmuş..Yunus kadar güzel olmuş..Şiirdeki ustalığınızı beğeniyorum saygılar sunuyorum..
Gönlüne sağlık, sözü güzel kendi güzel Talibi
Güzel bir
çalışma olmuş.
Kutluyorum
İhsan bey,
muhabbetlerimle
selamlıyorum sizi.
GÜZEL BİR NAZİRE, GÜZEL BİR ÇALIŞMA. ÇAĞDAŞ YUNUS ESİNTİLERİ DİYELİM ÜSTADIM. KUTLARIM GÜZEL ŞİİRİNİ...
İhsan bey, tebrik ediyorum, çok güzel ve anlamlı sözlerinizi kutluyorum.
Bir sözün neler yapabileceği, nerede nasıl kullanılacağı felsefenin bile izah etmekte zorlandıüı konuları basitçe ve apaçık anlatıyor şiir. bir halk deyimi geldi aklıma. ' oha vardır öküzü durdurur, oha vardır sabanı kırdırır'
Harikasin sevgili dostum Yunuslayin yunus gibi düsünen Deminde sözlerini ictenlikle kutluyorum gönül dolusu selam ve sevgilerimle
Güvercinin gördüğünü
Anlar isen, gör düğünü.
Örümceğin ördüğünü,
Hira'ya ağ eder bir söz.
*****************
Cinas ve tunç kafiyenin aynı dörtlükte kullanıldığı ,edebi değeri olan bir şiir...Tebrikler dost kalem...Saygımla
Bu şiir ile ilgili 68 tane yorum bulunmakta