SÖYLEŞİ 2
İsteriz ki hayatımız film gibi olsun. Seyrettiğimiz yerli dizilerin başkahramanı biz olalım. Her reklam arasında kendini bulan ruhumuz, oraya ait olmadığını anlayınca, derin bir nefes alma ihtiyacı duydurur bedenimize. Şimdilerde soluksuzca izlediğimiz, adrenalin dolu sinemalarda bile öyle; bir resmin içine girmiş gibi. Zaten bizden parçalar sunmadıkça daha fazla da tutamaz bizi ekran.
Her öykü bir vücut ve hücreleri olan bizlerse; kendini yenilemesi için izin veririz. Daha taze acılar yaşamak için, kahkaha atmak veya deli olmak için, neşeyi bulmak veya ağlayabilmek için, spor yapmak, dik durmak veya boyun eğmek, hor görmek veya aşağılanmak için, öğrenmek için… Ne çok sebebimiz vardır oysa atıp tutmak, esip geçmek, denizde boğulmak için… Birilerini korumak için… Şimdi inanılamayacak kadar tutkulu bir sevdanın tam ortasında, yerini bir sonraki haftaya bırakan, ismi bilmem ne adlı oyunun içinde kalakaldım. “ Sadece bir oyun”, dedim kendime:“gerçek olamaz”.
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta