.Sevdim seni söylemekten korktum
gözlerin gözlerimi bilmez diye
akan göz yaşımı kimse silmez diye korktum
cesaretim yetmedi dilime ianatlaştı
ama gözlerim hiç susmuyordu
daima seni bana döküyordu
ağlıyardım güzelim yüreğim fenelaşırdı
benki gecelerin çarşafınna sarıldıkça
yıldızların uzağında tek başına parladıça
seni dilerdim gözümde iki damala yaşla
ağlardım güzelim yalvarırdım Allaha
sevdim seni söylemekten korktum
gurur değil bir daha uğramazsın diye buralara
yabancı olursun artık bana diye korktum
çünkü seni söylenemiyecek kadar çok seviyordum
sonrasını düşünüp ağlamaktan çok ölmekten korktum
çok seviyorum ulan çok
nedeyim daha.
duymuyorsun sesimi
giriyorum günaha.
seni yıldızlara anlata anlata
güneş doğmuyor artık bana
dünydan uzakta yaşıyorum
nefes alıp yaşadığımı sandıça
seni görüp bir iç geçirmek varya
sanki bir tren yüreğimin üstünden geçiyor
demirlerin arasından hala gözlerim seni arıyor
bu ne biçim tutku
sanki sana bağımlı bir düşkünüm
seni görmessem günlerim düzen tutmuyor
sevdim seni ölmekten korktum
kendimden korktum
senyerine ebedi yokluğuna
sen yerini boş verdim hayata dönmekten korktum
kendimden korktum
çünkü seni ölürcesine seviyordum...
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta