Bir adaçayı kokusunda
inatlaşıyorlardı
söyledikleri demlendikçe acılaşıyordu
yürüyordu ayaz
dudaklarını kurutarak
dudakları zehir
bir kez daha öpüşemeyecek kadar...
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
Devamını Oku
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları




Aşk için yapılamayacak şey yoktur ama bazen gurur denen illete kapılır insan, zehiri içip bitirmek yerine acıyla yaşar her an.. Tebrik ederim çok güzel bir şiir..
Bir adaçayı kokusunda
inatlaşıyorlardı
söyledikleri demlendikçe acılaşıyordu
yürüyordu ayaz
dudaklarını kurutarak
dudakları zehir
bir kez daha öpüşemeyecek kadar... tebrikelr saygıalrımla yıldırm şimşek
şairlerin duyguları gergefte işlendiği için midir bilinmez sözcüklerin ardındaki dünyayı anlamak zor,ancak o olmak gerekir. Haydi dertleştiğimiz İnsan beni anlamıyor,diyor diyeyim sevgili erten, ne denli doğru. Şiir, kapısını çaldığımız şairin çam sakızı çoban armağanı olsa gerek. Bir dert ki anlatılabilir değil..Hele bu adaçayı acılığında ve suskunluğa gömülü ise..Şiirin acısını çok iyi hissettim.Tebrikler..
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta